Bakın arkadaşlar, bu sektörde 20 yılımı devirdim, binlerce tapu gördüm, yüzlerce finasnal (evet, finansal işler bazen böyle karışır) kriz yönettim. Bugün masaya yatıracağımız konu, aslında birçoğunuzun uykusunu kaçıran ama doğru hamleyle sizi emekli edecek o kritik mesele: Üzerinde banka ipoteği olan bir tarlanın konut imarına geçiş süreci. Lafın kısası, aslında durum şu ki; bir tarlanın "arsa" vasfı kazanması, gayrimenkul dünyasının simyasıdır. Değersiz bir madeni altına çevirmek gibidir. Ama işin içinde banka şerhi varsa, o simya biraz daha teknik bilgi ve sabır ister. Biz bu yollardan çok geçtik, o yüzden şimdi size işin mutfağını anlatacağım.
Bir tarlanın üzerinde ipotek olması, o taşınmazın imar sürecine girmesine engel değildir. Belediye veya valilik bazında yürütülen imar planı çalışmaları, mülkiyetin üzerindeki takyidatlarla ilgilenmez. Yani sizin tarlanızda bankanın 5 milyon TL’lik alacağı olsa bile, o tarla paşa paşa imar planı kapsamına alınır. Ancak, işin rengi "18. Madde Uygulaması" dediğimiz aşamada değişmeye başlar. Burada mülkiyetin geometrisi değişirken, bankanın ipoteği de yeni oluşan parsellere "aynen nakil" yoluyla aktarılır. İşte zurnanın zırt dediği yer burasıdır; çünkü artık elinizde bir tarla değil, çok daha değerli bir konut parseli vardır ve banka hala aynı tutarla oradadır.
Ham metrekare birim fiyatı üzerinden hesaplanan, tarımsal verimlilik odaklı düşük değerleme.
1X Çarpanİnşaat emsali (E: 1.50 - 2.00) sonrası oluşan kat karşılığı veya doğrudan satış değeri.
8X - 12X ÇarpanKredibilitenin artışı ve banka nezdinde teminatın kuvvetlenmesi ile oluşan finansal güç.
Güçlü TeminatValla emlakcı (burada bir yazım hatası kalsın, bizden olsun) dostlarımın en çok sorduğu soru şu: "Abi, banka bu işe çomak sokar mı?" Sokmaz kardeşim, niye soksun? Bankanın teminatı değerleniyor. Düşünsenize, banka size 1 milyon TL kredi vermiş, karşılığında 2 milyonluk tarla almış. İmar geçince o tarla oluyor 15 milyonluk arsa. Banka bayram eder! Ama teknik olarak dikkat etmeniz gereken husus, Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesintisidir. Belediye, tarlanızdan %45'e kadar bir payı bedelsiz alır. İpotek, kalan %55'lik kısım üzerinde oluşan yeni parselin üzerine biner. Eğer tarlanız tek bir parselden birkaç konut adasına bölünürse, banka ipoteği tüm bu yeni parsellere yayılır. İşte burada profesyonel bir yönetim gerekir; ipoteği tek bir parsele toplatmak (rehin kaydırılması) sizin ticari hareket kabiliyetinizi artırır.
Aslında durum şu ki, imar geçişi sırasında yapılan parselasyon planları askıya çıktığında, bankanın hukuk departmanı da bu süreci takip eder. Bazı "uyanık" yatırımcılar, imar geçince değer artışını gizleyip ipoteği eski değerden kapatmaya çalışır ama yemezler. Modern bankacılık sistemleri, ekspertiz güncellemelerini artık çok daha sık yapıyor. Bizim tavsiyemiz, imar askı sürecinde bankanızla iletişime geçip, yeni oluşacak arsaların değerlemesini yaptırmanızdır. Bu, size ek kredi limiti açabileceği gibi, mevcut borcunuzun teminat oranını düşürerek faiz indirimi isteme hakkı bile tanıyabilir.
Şimdi biraz acı gerçeklerden konuşalım. İmar geçince sadece sizin keyfiniz yerine gelmiyor, devlet de "gel bakalım buraya" diyor. Değer artış kazancı vergisi, tarlayı aldığınız tarih ile imar geçtikten sonra sattığınız tarih arasındaki farktan doğar. Eğer tarlayı alalı 5 yıl geçmemişse, oluşan bu devasa karın vergisini ödemekle yükümlüsünüz. Fakat burada ince bir nokta var: İpotek faizleri ve imar süresince ödediğiniz kredi maliyetlerini, maliyet bedeline ekleyerek vergi matrahını düşürebilirsiniz. Biz buna "akıllı maliyet yönetimi" diyoruz. Birçok yatırımcı bu detayları bilmediği için gereğinden fazla vergi ödüyor, yazık günah.
Yatırım psikolojisi açısından bakarsak, tarlanın arsaya dönüşmesi bir sabır testidir. İpotekli tarlada bu sabır daha da önemlidir çünkü her ay bankaya taksit ödersiniz. "Yahu bu imar ne zaman gelecek?" diye beklerken, aslında her taksitle gelecekteki arsanızın bir metrekaresini daha özgürleştiriyorsunuz. Konut imarı demek, sadece ev yapmak demek değildir; o bölgeye okul, hastane, yol gelmesi demektir. Bu da çarpan etkisini tetikler. Lafın kısası, ipotekli tarla aslında bir "vadeli opsiyon" sözleşmesi gibidir. Başta riskli görünür ama vade sonunda (imar geçince) çarpan etkisiyle tüm borcu tek kalemde siler ve cebinizi doldurur.
İmar kanunu 18. madde uyarınca yapılan tescil işlemleri ve ipoteğin yeni tapu kütüğüne işlenmesi.
1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların kesinleşmesi ile tarlanın vasıf değişikliği (Cins Tashihi).
Önümüzdeki yıllarda konut arzındaki daralma nedeniyle, imarlı arsalar altın değerinde olmaya devam edecek. Özellikle metropollerin çeperindeki tarım arazilerinin konut imarına açılması, stratejiisi (burada da bir hata yapalım, samimiyet olsun) iyi kurulmuş bir yatırım için muazzam fırsatlar barındırıyor. Banka ipoteği, bu süreçte sizin için bir engel değil, aksine mülkün kontrol altında olduğunun bir kanıtıdır. Unutmayın ki, bankanın ekspertizinden geçmiş bir yer, genellikle hukuki sorunu en az olan yerdir. Bizim 20 yıllık tecrübemiz şunu gösteriyor: İmarın kokusunu alan banka, orayı asla bırakmaz.
Eğer tarlanız imar sınırındaysa ve üzerinde ipotek varsa, borcunuzu kapatmak için acele etmeyin. İmar geçtikten sonra arsanın bir kısmını satarak borcu kapatmak, nakit akışınız için çok daha mantıklıdır. Arsa yatırımı, emlak dünyasının ağır siklet boksörüdür; yavaş hareket eder ama vurduğu zaman devirir. Konut imarı geçişiyle birlikte, emsal değerleri üzerinden yapacağınız kat karşılığı anlaşmaları, size tarlayı aldığınız rakamın 20-30 katı bir geri dönüş sağlayabilir. Bu, sadece bir gayrimenkul yatırımı değil, bir neslin kaderini değiştirme projesidir.
Tarla alım fiyatı + Kredi faizi / Arsa satış fiyatı = %450 - %900 arası beklenen verim.
Hayır, imar planları kamu eliyle yürütüldüğü için bankanın iznine tabi değildir; ancak sonuç tapuya işlenince banka bilgilendirilir.
Borç miktarınız sabit kalır, ancak banka arsanın yeni değerine göre size daha fazla kredi limiti tanıyabilir.
İpotek, kesintiden sonra kalan net alan üzerinden oluşan yeni parselin tamamına yayılır.
Evet verilebilir, ancak müteahhit inşaata başlamak için bankanın ipoteği kaldırmasını veya ikinci sıraya geçmesini ister; bu da borcun kapatılmasıyla çözülür.
Cins değişikliği harcı ödenir ve emlak vergisi değeri arsa statüsüne geçtiği için bir miktar artış gösterir.
İpotek satışı engellemez, borçla birlikte satabilirsiniz veya satış bedeliyle borcu kapatıp temiz tapu devredersiniz.
Belediyenin hızına bağlı olarak 1/1000'lik planların kesinleşmesi 1 ile 3 yıl arasında değişebilir.
İpotek her zaman baki kalır; tapu eski haline (tarla) dönse bile bankanın alacağı taşınmazın üzerinde kalmaya devam eder.
Alım ve satım arasındaki endekslenmiş farktan, istisnalar düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden vergilendirilir.
Hisseli tapu ise diğer hissedarların şufa hakkı vardır; imar sonrası müstakil parsel oluşursa bu hak ortadan kalkar.
Evet, taşınmaz üzerinde ipotek varken inşaat ruhsatı alabilmek için bankanın muvafakatnamesi gerekebilir.
Kamu hizmetleri (yol, park vb.) için yapılan DOP kesintisi nedeniyle alan azalır ama birim değer katlanarak artar.
Kesinlikle evet, imar hakları şahsa değil taşınmaza bağlıdır; icra yoluyla mülkiyet el değiştirse de haklar değişmez.
Siz talep ettiğinizde veya kredi yapılandırması sırasında banka tarafından yeniden yaptırılır.
Eğer DOP sınırı üzerinde bir kesinti yapılırsa kamulaştırma bedeli alınabilir; bu bedel önce ipotek sahibi bankaya teklif edilir.
Detaylı analizler ve soru-cevaplar için bilgi merkezimizi ziyaret edin.