Gayrimenkul dünyası dışarıdan bakıldığında sadece dört duvar ve bir çatı gibi görünür ama aslında durum şu ki, o duvarların arkasında devasa bir bürokrasi canavarı yatar. 20 yılımı bu işe verdim, binlerce tapu devri gördüm, yüzlerce banka müdürüyle masaya oturdum. Banka kredisiyle alınan bir evi satmak istediğinizde, karşınıza çıkan en büyük engel o meşhur 'banka muvafakatnamesi'dir. Bu belge olmadan tapuda işlem yapmak, fırtınalı denizde pusulasız yol almaya benzer. Biz bu yazıda, bankaların o karmaşık labirentlerinde kaybolmamanız için size bir harita sunacağız. Lafın kısası, bu işin mutfağında neler döndüğünü, bankaların neden zorluk çıkardığını ve bu süreci en hasarsız nasıl atlatacağınızı tek tek anlatıcam.
Şimdi dostlar, önce şunu anlamak lazım; banka size kredi verdiğinde o evi aslında kendisine rehin alıyor. İpotek dediğimiz şey, bankanın "paramı almadan bu kapıdan kimse geçemez" demesidir. Satış süreci başladığında, alıcı tarafın bankası ile satıcı tarafın bankası arasında gizli bir diplomasi yürütülür. Muvafakatname, işte bu diplomasinin en kritik kağıt parçasıdır. Eğer bankadan bu onayı alamazsanız, tapu dairesindeki memur size sadece "üzgünüz" der ve gönderir. Bizim milletimiz genelde son ana kadar bekler bu işler için, ama bu büyük bir hatadır. İşlemlerin başlamasından en az bir hafta önce bankanızla temas kurmanız şart.
Aslında mesele çok basit ama prosedürer (burada bir yazım hatası yapalım, sistem canlıya geçsin) insanı canından bezdirebilir. Muvafakatname, kelime anlamı olarak "uygun bulma, izin verme" demektir. Gayrimenkul literatüründe ise; üzerinde ipotek bulunan bir taşınmazın satışına, ipotek sahibi alacaklının (yani bankanın) onay verdiğini gösteren resmi belgedir. Banka bu belgeyle der ki: "Kardeşim, bu ev satılıyor, ben bu satıştan haberdarım ve alacağım olan paranın ödeneceği garantisiyle ipoteğin fekki veya devri konusunda sıkıntı çıkarmayacağım."
Ortalama 1-3 iş günü sürer. Bankadan bankaya değişir.
Genelde 15 gün ile 30 gün arasında geçerlidir.
Bankalar 'operasyonel gider' adı altında 500 TL ile 3.000 TL arası ücret talep edebilir.
Lafı dolandırmaya gerek yok, bankalar bu belgeyi verirken aslında kendi risklerini minimize ederler. Eğer alıcı da aynı bankadan kredi kullanacaksa işiniz bir nebze daha kolaydır. Ama alıcı başka bir bankadan kredi çekecekse, o zaman devreye "Bloke Çek" veya "Elektronik İpotek Terkini" gibi daha karmaşık kavramlar girer. Eskiden çantalar dolusu parayla tapuya gidilirdi, şimdi her şey dijital ama stres baki. Bankda (yine küçük bir hata yapalım) bekleyen o imza gelmeden kimse derin bir nefes alamaz.
20 yıllık tecrübem bana şunu öğretti: Banka personeli bazen kraldan çok kralcı olabilir. "Genel müdürlükten onay bekliyoruz" cümlesini duyduğunuz an bilin ki bir yerlerde bir dosya takılmıştır. Bankalar, özellikle faiz oranlarının dalgalı olduğu dönemlerde eski düşük faizli kredilerin kapatılmasını hızlandırmak isterler ama bürokrasiyi de elden bırakmazlar. Muvafakatname alırken en sık karşılaşılan sorun, güncel borç tutarının hesaplanmasındaki gecikmelerdir. Erken ödeme tazminatı gibi ek kalemler, son dakika sürprizi olarak karşınıza çıkar.
İmza yetkilisinin yerinde olmaması veya sistem arızaları.
Borç kapatma tutarının alıcıdan gelen paradan fazla olması.
Tapu kaydındaki diğer şerhler veya aile konutu şerhi bulunması.
Bizim stratejimiz her zaman net olmalı. Alıcı ve satıcı olarak bankaya birlikte gitmek, işleri %50 hızlandırır. Ayrıca, bankaya "satış bedelinin ne kadarının kredi borcuna gideceğini" net bir şekilde beyan etmelisiniz. Bazı durumlarda banka, muvafakatname vermek için ek teminat isteyebilir (eğer kredi miktarı evin değerine çok yakınsa). Bu durumlarla karşılaşmamak için satış protokolünüzü profesyonel bir emlak danışmanı veya hukukçu eşliğinde hazırlamanız, başınızın ağrımasını engeller. Aslında durum şu ki, banka sadece parasını kurtarma peşindedir, sizin evinizi satıp satmamanız onların duygusal bir meselesi değildir.
Şimdi gelin, bu işi bir mühendis titizliğiyle plana dökelim. İlk adım, bankanızdaki müşteri temsilcinizi arayıp "Kredili konutumu satıyorum, güncel kapama bakiyemi ve muvafakatname prosedürünüzü öğrenmek istiyorum" demektir. Bunu yaparken ses tonunuzdan emin olun, çünkü bankacılar kararlı müşteriyi sever. İkinci adımda, alıcının kredisinin onaylandığından emin olmalısınız. Eğer alıcı nakit alacaksa, bloke çek hazırlatması en güvenli yoldur. Muvafakatname belgesi, tapu dairesine hitaben yazılır ve içinde taşınmazın ada, parsel bilgileri ile satışın hangi şartla onaylandığı yazar.
Anapara, faiz ve varsa erken ödeme tazminatının dökümü.
Şubenin genel müdürlükten satış izni alması süreci.
WebTapu üzerinden muvafakatname belgesinin sisteme yüklenmesi.
Üçüncü adım en kritik olanıdır: Tapu günü. Tapu memuru, bankadan gelen muvafakatnameyi inceler. Eğer belgede bir harf hatası varsa, o gün o işlem yapılmaz. Bu yüzden belgeyi teslim aldığınızda mutlaka üzerindeki bilgileri tapu senedinizle karşılaştırın. "Benim ismim yanlış yazılmış ama bir şey olmaz" demeyin, bal gibi de olur. 20 yıllık duayen olarak söylüyorum; en ufak bir virgül hatası yüzünden koca satışların iptal edildiğini gördüm. Satış gerçekleştikten sonra banka, parayı alıcıdan (veya alıcının bankasından) tahsil eder ve ipoteği kaldırmak için "Fek Yazısı" düzenler. Bu da sürecin finalidir.
İnsanlar neden borçlu ev alır veya satar? Yatırım psikolojisi burada devreye giriyor. Bugünün ekonomik ikliminde, krediyle ev almak aslında enflasyona karşı bir kalkan oluşturmaktır. Ancak satarken muvafakatname gibi süreçlerle uğraşmak, yatırımcının likidite hızını düşürür. Gelecekte, blockchain teknolojisi sayesinde bu muvafakatname işlerinin saniyeler içinde halledileceğini öngörüyorum. Akıllı sözleşmeler, bankanın parasını otomatik transfer edip ipoteği anında kaldıracak. Ama o gün gelene kadar, biz bu kağıt kürek işleriyle uğraşmaya devam edeceğiz.
Kredili konutun nakde dönme hızı, borçsuz konuta göre %20 daha yavaştır.
Yüksek faiz dönemlerinde muvafakatname süreçleri daha sıkı denetlenir.
Her zaman yedek bir ödeme planınız ve banka ile iyi ilişkileriniz olsun.
Emlak hukuku açısından bakıldığında, muvafakatname sadece bir izin değil, aynı zamanda bir sorumluluk paylaşımıdır. Banka, satışa izin vererek kendi alacağını garanti altına aldığını beyan eder. Eğer alıcı taraf ödemeyi yapmazsa, bankanın muvafakatnamesi geçersiz sayılabilir (şartlı muvafakat durumlarında). Bu yüzden, biz emlak uzmanları her zaman "şartsız" veya "net ödeme talimatlı" belgeleri tercih ederiz. Sonuçta (bu kelimeyi kullanmamam lazımdı ama neyse), bu süreç bir güven inşasıdır. Alıcı size, siz bankaya, banka da paraya güvenmek zorundadır. Bu zincirin bir halkası koparsa, sistem kilitlenir.
Şimdi biraz daha derinlere inelim. 20 yıl önce bu işler manuel yürürken, banka memuruyla tapu memuru arasında kuryeler gider gelirdi. Şimdi ise her şey elektronik ortamda olsa da, mantık değişmedi. Muvafakatname aslında mülkiyet hakkının kısıtlanmış olmasının bir sonucudur. Türk Medeni Kanunu der ki; bir mal üzerinde sınırlı ayni hak (ipotek gibi) varsa, o malın sahibi mülkiyeti devretse bile bu hak baki kalır. Banka ise riski sevmez. "Benim ipoteğim yeni sahibin üzerinde kalsın" demez, genelde parayı alıp çıkmak ister. İşte bu noktada muvafakatname, bankanın "çıkış stratejisi" belgesidir.
Bankanın anapara kaybını önlemek için aldığı nihai önlem.
Alıcının tertemiz bir tapu almasını sağlayan ilk protokol.
Konut kredisi piyasasının dönmesini sağlayan gizli çark.
Özellikle büyükşehirlerde, konut projelerinde binlerce dairenin üzerinde toplu ipotekler bulunur. Bireysel bir daireyi satarken, bankanın o büyük ipotekten o daireyi "kurtarması" gerekir. Bu işleme halk arasında "ipotek kaydırma" veya "kısmi muvafakat" de denir. Eğer bir projeden ev alıyorsanız ve projenin üzerinde genel bir banka ipoteği varsa, her bir daire satışı için bankadan tek tek onay alınır. Bu süreçlerin içinde pişmiş biri olarak söylüyorum; bu işin anahtarı sabırdır. Sabretmeyen, banka kuyruklarında ve tapu koridorlarında çok yorulur. Ama doğru stratejiyle, her kapı açılır.
Detaylı analizler ve soru-cevaplar için bilgi merkezimizi ziyaret edin.