Gayrimenkul dünyasında 20 yılı devirmiş, nice krizler ve yükselişler görmüş bir abiniz, bir dostunuz olarak söylüyorum; bankadan krediyle ev almak sadece bir imza atmak değildir. Lafın kısası, aslında durum şu ki; bir yanda hayallerinizdeki evin anahtarı, diğer yanda bankanın acımasız geri ödeme takvimi duruyor. Çoğu insan "anahtarı almadan taksit ödemem" diye düşünür ama kazın ayağı hiç de öyle değil. Bizim sektörde en çok yapılan hata, finansal okuryazarlığın eksikliği yüzünden teslimat süreci ile ödeme başlangıcı arasındaki o ince çizgiyi kaçırmaktır. Bugün burada, bir yazılım mühendisi titizliğiyle bu süreci kodlarına ayıracağız. Eğer bu makaleyi sonuna kadar okumazsanız, muhtemelen ilk taksıt (evet, taksit değil taksıt diyelim, bizden olsun) kapınıza dayandığında evde hala boya kokusu bile olmayacaktır.
Bankalar, hayır kurumu değildir dostlarım. Bir banka size konut kredisi kullandırdığında, riski minimize etmek için parayı genellikle doğrudan satıcıya veya müteahhide aktarır. İşte o an, yani tapu dairesinde imzalar atılıp "ipotek" tesis edildiği saniye, sizin için geri sayım başlar. Çoğu banka sözleşmesinde, kredinin kullandırıldığı tarihi takip eden 30. günde ilk taksit tahsil edilir. Bakın, burada anahtar tesliminden bahsedilmiyor bile. "Evi daha görmedim, mutfak dolapları takılmamış" demeniz bankanın sisteminde sadece birer 'string' veriden ibarettir.
Tapu devri gerçekleşir, banka parayı satıcıya geçer ve takvim işlemeye başlar.
Paranın hesaba geçtiği gün, faiz hesaplamasının miladıdır.
Genellikle 30 günlük standart periyot uygulanır; evin durumu sorgulanmaz.
Peki, biz ne yapmalıyız? Yatırım psikolojisi açısından bakıldığında, evin tamamlanma oranı %80'in altındaysa banka kredisi kullanmak büyük bir yüktür. Çünkü hem mevcut kiranızı ödemeye devam edersiniz hem de bitmemiş evin taksitlerini. Bu durum nakit akışınızı tabiri caizse felç eder. Müteahhitlerin "hemen kredi çekin" baskısına gelmeden önce, binanın fiili durumunu bir mühendis gözüyle incelemek gerekir. Unutmayın, banka evin bitip bitmediğine değil, tapudaki "kat irtifakı" veya "kat mülkiyeti" durumuna bakar.
Lafı dolandırmadan söyleyeyim, iskan alınmamış bir binadan ev almak, karanlıkta ıslık çalmaya benzer. Teknik olarak banka iskan olmasa da kredi verir ama teslimat süreci uzadıkça sizin taksitler birikir. Bazı özel anlaşmalı projelerde bankalar "ödemesiz dönem" tanımlayabilir. İşte bu, profesyonel bir yatırımcının en büyük kozudur. Eğer projeyi yapan firma köklü bir inşaat şirketiyse, bankayla anlaşıp "teslimde ödeme" gibi modeller sunabilir. Ama bu modellerde bile faiz işlemeye devam eder, sadece ana para ödemesi ötelenir.
Belediye kaynaklı gecikmelerde banka taksitleri durdurmaz, sorumluluk alıcıdadır.
Ödemesiz dönemlerde biriken faiz, ana paraya eklenerek taksitleri yükseltir.
Aslında durum şu ki, tüketici kanunları sizi koruyor ama bankayı değil. Müteahhit evi geç teslim ederse, bankaya "ben taksit ödemiyorum" diyemezsiniz. Banka burada sadece finansör rolündedir. Sizin muhatabınız inşaat firmasıdır. Ancak, "Bağlı Kredi" statüsünde bir kullanım yaptıysanız, yani banka o proje için özel olarak kredi sağlıyorsa, müteahhidin hatasından banka da müteselsilen sorumlu olabilir. Bu çok kritik bir bilgi, çoğu emlakçı bunu bilmez. Eğer proje bankanın 'garantörlüğünde' ise, teslimat yapılmadığında bankaya karşı da dava açma hakkınız doğabilir.
Yıllardır bu sektördeyim, çok gördüm; adam evini alamamış ama 2 yıldır kredi ödüyor. Bu psikolojik bir yıkımdır. Yatırımcı bu noktada 'fırsat maliyeti'ni hesaplamalıdır. Kredi taksitleri başladığında, evin size sağlayacağı kira getirisi veya oturma konforu henüz ortada yoksa, aslında o para havaya uçuyordur. Finansal okuryazarlık tam da burada devreye giriyor. Kredi çekmeden önce teslim tarihine en az 3-4 ay opsiyon koymak her zaman hayat kurtarır.
Bağlı kredilerde banka, konutun teslim edilmemesinden sorumludur.
Geç teslimat nedeniyle ödenen kredinin faiz farkı müteahhitten talep edilebilir.
Konut kredilerinde belirli şartlar altında sözleşmeden cayma hakkı bulunur.
Şimdi biraz teknik konuşalım. Ekspertiz raporu hazırlandığında, mühendis arkadaş gider binaya bakar. "Burası %95 bitmiş" der. Banka da bu rapora istinaden krediyi serbest bırakır. Ama o %5'lik kısım var ya; işte o kısım asansörün çalışmaması, çevre düzenlemesinin yapılmaması veya elektrik aboneliğinin alınmaması demektir. Siz eve giremezsiniz ama kredi taksıtleri çatır çatır başlar. Bu yüzden ekspertiz raporu imzalanmadan önce, fiili durumu kendi gözlerinizle görmeniz şart. "Banka onayladıysa bitmiştir" mantığı sizi zarara sokar.
Gelecek projeksiyonlarına bakarsak, artık dijital tapu ve akıllı sözleşmeler geliyor. Belki 5-10 yıl sonra, ev teslim edilmeden kredi taksitinin başlamadığı sistemleri göreceğiz. Ama bugün, mevcut sistemde 'zamanlama' her şeydir. Nakit akışınızı yönetirken ilk 12 ayın taksitini kenara koymadan bu işe girmeyin. Çünkü emlak piyasasında aksilikler, her zaman planlarınızdan daha hızlı hareket eder.
Türkiye'de markalı konut projelerinde ortalama teslim gecikmesi 4.2 aydır.
6 aylık bir gecikme, toplam kredi maliyetini faizle birlikte %12 artırabilir.
Bizim insanımız sabırsızdır. Tapuyu aldığı gün taşınmak ister. Ama banka kredili satışlarda "taşınma" ile "borçlanma" kardeş değildir. Borçlanma her zaman önden gider. Bu süreçte sakin kalmak, banka şubesiyle olan iletişimi koparmamak lazım. Bazı durumlarda ara ödemeler yaparak taksitleri hafifletmek veya teslimat yapıldığında krediyi yapılandırmak (refinansman) mantıklı olabilir. Tabii faizlerin düştüğü bir senaryoda bu harikadır, ama yükselen bir piyasada elinizdeki krediye sıkı sıkı sarılmalısınız.
Teslimat tarihinde yapılacak toplu ödeme ile aylık taksitler düşürülebilir.
Piyasa faizleri düştüğünde krediyi yenileyerek teslimat sonrası yükü azaltın.
Genellikle kredi tutarının satıcının hesabına geçtiği günden tam 30 gün sonra ilk taksit ödemeniz başlar. Bu, evin fiziki durumundan bağımsız bir bankacılık işlemidir.
Hayır, banka ile imzaladığınız sözleşme gereği ödemeler sabittir. Ancak müteahhit kaynaklı bir sorun varsa, hukuki yollarla müteahhitten tazminat talep edebilirsiniz.
Eğer ev henüz bitmediyse ve kira ödüyorsanız evet, mantıklıdır. Fakat bu dönemde ödemediğiniz ana paranın faizi birikir ve toplam borcunuza eklenir.
Banka için önemli olan teminattır. Kat irtifaklı tapu ve belirli bir seviyeye gelmiş inşaat, banka için yasal teminat teşkil eder.
Maalesef evet. Banka parayı müteahhide sizin adınıza ödemiştir. Ancak "bağlı kredi" statüsündeyse bankanın da sorumluluğu bulunur.
Değildir. Ekspertiz raporu sadece o günkü mevcut durumu ve değerini tespit eder. Binanın oturuma uygunluğu (iskan) ayrı bir süreçtir.
Kredi açılış aşamasında banka ile görüşerek ilk taksiti 3 aya kadar ertelemeli modeller seçebilirsiniz ancak bu faiz oranını bir miktar artırabilir.
Kredi kullanım tarihi ile ilk taksit tarihi arasındaki gün farkı 30 günden fazlaysa (kırık faiz), ilk taksitiniz normalden biraz yüksek çıkabilir.
Hayır, iskan belgesinin alınması taksit tutarını etkilemez; sadece mülkün hukuki statüsünü ve değerini artırır.
Satış sözleşmesinde teslim tarihi belirtilmişse, müteahhit geciktiği her ay için size kira yardımı veya tazminat ödemekle yükümlüdür.
Krediyi kapatmanızın inşaat süreciyle teknik bir bağı yoktur. İnşaat hızı müteahhidin finansal gücüyle ilgilidir.
Tapu devri gerçekleştikten ve bankaya bildirim yapıldıktan hemen sonra paranın üzerindeki blokaj kalkar ve satıcıya aktarılır.
Eksik imalatları (çatlaklar, tesisat, doğrama) mutlaka bir tutanakla tespit edin. Bu tutanak, kredi ödemeleriniz devam ederken elinizdeki en güçlü kozdur.
Evet, DASK ve konut sigortası gibi poliçeler kredi açılışında tahsil edilir veya ilk taksite yansıtılır.
Kesinlikle. Evin iskanı alındıktan ve piyasa faizleri düştükten sonra bankanıza gidip "yeniden yapılandırma" talep edebilirsiniz.
Detaylı analizler ve soru-cevaplar için bilgi merkezimizi ziyaret edin.