Bakın dostlar, 20 yılımı bu gayrimenkul ve finans koridorlarında harcadım. Nice krizler, nice faiz artışları ve inişleri gördüm. İşin aslı şu ki; banka sizin dostunuz değil, kar ortağınızdır. Eğer bugün cebinizdeki parayı korumak istiyorsanız, banka müdürünün karşısına sadece bir "müşteri" olarak değil, rakamları avucunun içi gibi bilen bir "analist" olarak çıkmalısınız. Kredi yapılandırma faiz oranlarını pazarlık etmek bir sanattır ve bu sanatı icra ederken duygusallığa yer yoktur. Lafın kısası, aslında durum şu ki; bankalar ellerindeki likiditeyi en yüksek fiyattan satmak isterken, siz en düşük maliyetle bu yükten kurtulmaya çalışıyorsunuz. Bu makalede, bir yazılım mühendisi titizliğiyle veri setlerini inceleyip, duayen bir emlakçı kurnazlığıyla pazarlık masasında nasıl dik duracağınızı anlatacağım. Hazırsanız, finansal özgürlüğe giden o dar patikada yürümeye başlayalım.
Bankalar için en büyük risk, belirsizliktir. Sizin ödeme düzensizliğiniz veya temerrüde düşme ihtimaliniz, onların bilançosunda kırmızı alarm demektir. Yapılandırma talebiyle gittiğinizde, aslında onlara "Bakın, ben borcuma sadık kalmak istiyorum ama mevcut şartlar beni zorluyor, gelin orta yolu bulalım" mesajı veriyorsunuz. Biz bu süreçte "Kredi Kayıt Bürosu" (KKB) puanınızı bir kalkan gibi kullanmalıyız. Eğer puanınız 1500'ün üzerindeyse, elinizde çok güçlü bir koz var demektir. Pazarlık masasına oturduğunuzda, rakip bankaların size sunduğu "borç transferi" tekliflerini dosyanızın en üstüne koyun. Bankalar, sadık ama bilinçli müşteriyi kaybetmekten nefret ederler. Aslında finanssal veriler gösteriyor ki, bir müşteriyi elde tutma maliyeti, yeni bir müşteri kazanma maliyetinden çok daha düşüktür. İşte bu yüzden, masada "Giderim bak!" restini çekmeden önce, elinizdeki verileri birer birer masaya sermelisiniz.
1700+ Puan: Faiz oranında %0.15'e kadar ek indirim koparma şansı sağlar.
Bankadaki nakit varlığınız, yapılandırma faizinde kaldıraç görevi görür.
5 yıl ve üzeri aynı bankayla çalışmak, "özel müşteri" statüsü kazandırır.
Bir yazılım mühendisi olarak size şunu söyleyebilirim: Her şey bir algoritmadan ibarettir. Mevcut kredinizin kalan ana borcu, kalan vadesi ve yeni sunulan faiz oranı arasındaki korelasyonu iyi hesaplamalısınız. Çoğu insan sadece aylık taksit tutarına odaklanır, oysa asıl bakmanız gereken "Toplam Geri Ödeme" tutarıdır. Eğer yapılandırma masrafları (dosya masrafı, ekspertiz, sigorta yenileme vb.) yapacağınız faiz tasarrufundan fazlaysa, o masadan hemen kalkın. Yapılandırmadaa en kritik hata, vadeyi çok uzatarak faiz yükünü artırmaktır. Vadeyi uzatmak yerine, faizi düşürüp taksiti aynı tutmak, ana parayı daha hızlı eritmenizi sağlar. Biz bu yönteme "kar topu etkisi" diyoruz. Finans dünyasında zaman, paradan daha değerlidir ve erken ödenen her kuruş, gelecekteki özgürlüğünüzden çalınan bir saniyeyi geri kazanmaktır.
Faiz + Sigortalar + Vergi (BSMV/KKDF) = Gerçek maliyetiniz budur.
Enflasyon altındaki her yapılandırma faizi aslında bir kazançtır.
Ara ödemelerle ana parayı düşürmek, faiz yükünü geometrik olarak azaltır.
Gayrimenkul analisti şapkamı taktığımda şunu net görüyorum: Konut fiyatları yerinde saymaz. Kredinizi yapılandırırken, evin güncel ekspertiz değerini de göz önünde bulundurun. Eğer evin değeri ciddi oranda arttıysa, banka için "teminat" güçlenmiş demektir. Bu, sizin risk priminizi düşürür. Bankaya gidip "Evimin değeri iki katına çıktı, sizin riskiniz azaldı, bu yüzden faiz oranımı düşürmelisiniz" demek, son derece rasyonel ve profesyonel bir yaklaşımdır. Ayrıca, emlak hukuku açısından yapılandırma sırasında imzalatılan "ek sözleşmeleri" satır satır okuyun. Bazen bankalar, düşük faiz verirken arkadan başka komisyonlar ekleyebilirler. Unutmayın, söz uçar yazı kalır. Pazarlık sırasında aldığınız her sözü, mutlaka mail yoluyla onaylatın. Bizim sektörde derler ki; "Tapuda atılmayan imza, bankada alınmayan onay geçersizdir."
Kredi/Değer oranı %50'nin altına düştüğünde pazarlık gücünüz tavan yapar.
Tüketici Kanunu gereği, yapılandırmada haksız şartlar iptal edilebilir.
Merkez Bankası faiz kararlarından 1 hafta önce masaya oturmak avantajlıdır.
Lafın kısası, aslında durum şu ki; banka personeli de birer satış hedefiyle çalışır. Onlara hedeflerine ulaşmalarında yardımcı olacağınızı hissettirin ama asla muhtaç olduğunuzu göstermeyin. "Başka bir bankadan %X oranında teklif aldım, sizinle devam etmek istiyorum ama bu maliyet farkı çok fazla" cümlesi, her zaman kapıları açar. Ayrıca, yan ürünleri (KASKO, BES, Kredi Kartı) birer pazarlık aracı olarak kullanın. "Eğer faizi %Y seviyesine çekerseniz, aracımın sigortasını da sizden yapabilirim" demek, bankacının iştahını kabartır. Ama dikkat edin, bu yan ürünlerin maliyeti, faiz indiriminden elde edeceğiniz kardan fazla olmasın. Yazılım mühendisliği prensibiyle düşünürsek; sistemi optimize etmeye çalışıyoruz, bir bug'ı kapatırken başka bir açık vermemeliyiz. Maliyetlerinizii kontrol altında tutmak, en büyük önceliğimiz olmalı.
BES veya sigorta ürünlerini pazarlıkta indirim için takas edin.
Maaşınızı o bankadan alıyorsanız, operasyonel ücretlerde sıfırlama isteyin.
Rakip bankanın teklif mektubunu fiziksel olarak yanınızda bulundurun.
Çoğu yatırımcı, faizler yükseldiğinde panikleyip yanlış kararlar verir. Yapılandırma süreci sakinlik gerektirir. Faiz oranları bugün yüksek olabilir ama 2 yıl sonra ne olacağını kimse bilemez. Eğer faizlerin düşeceği bir projeksiyonunuz varsa, yapılandırmayı "esnek" modellerle yapın. Yani ileride tekrar yapılandırma imkanı sunan maddeleri sözleşmeye ekletin. Yatırım psikolojisinde "kayıptan kaçınma" eğilimi çok güçlüdür. İnsanlar 1000 lira kazanmaktansa, 1000 lira kaybetmemeyi tercih ederler. Bankalar bu psikolojiyi çok iyi bilir ve size "Bu oranlar bir daha gelmez" diyerek baskı yapabilirler. Asla bu tuzağa düşmeyin. Piyasa her zaman fırsatlar sunar. Bizim işimiz, o fırsat geldiğinde nakit akışımızı hazır tutmaktır. Gayrimenkul yatırımı uzun bir maratondur, yapılandırma ise bu maratondaki su molasıdır.
Enflasyonist ortamda sabit faizli yapılandırma her zaman koruyucudur.
Yapılandırmadan artan parayı nerede değerlendireceğinizi planlayın.
Taksit ödemenizin hane gelirinin %30'unu geçmemesine dikkat edin.
Detaylı analizler ve soru-cevaplar için bilgi merkezimizi ziyaret edin.