Yazılım Mühendisi ve 20 Yıllık Gayrimenkul Analisti Selman Güneş Kaleminden...
Bakın dostlar, 20 yılımı hem karmaşık yazılım sistemleri kurgulayarak hem de gayrimenkul piyasasının tozunu yutarak geçirdim. Yazılımda bir satır hatalı kod tüm sistemi nasıl çökertirse, "Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"ndeki bir eksik madde de sizin ömürlük birikiminizi öylece buharlaştırabilir. Bugün burada, o çok güvendiğiniz müteahhit işleri yokuşa sürdüğünde, o sözleşmeyi elinizdeki en güçlü silaha nasıl dönüştüreceğinizi konuşacağız.
İnşaat sektörü, Türkiye'nin lokomotifidir ama aynı zamanda en çok uyuşmazlığın yaşandığı arenadır. Müteahhit sözleşmesinin feshi, sadece bir "vazgeçtim" meselesi değildir; bu bir satranç oyunudur. Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Yargıtay içtihatları arasında doğru hamleyi yapmazsanız, kendinizi yıllar süren tazminat davalarının içinde bulursunuz. Şimdi gelin, bu süreci bir mühendis titizliğiyle parçalarına ayıralım.
Müteahhidin sözleşmede belirtilen tarihte inşaata başlamaması veya işi terk etmesi en temel fesih sebebidir. Borçlu temerrüdü, inşaatın bitirilmesi imkansız hale geldiğinde arsa sahibine dönme hakkı tanır. Hukuki Süre: İhtarname şarttır.
İnşaatın projeye, fen ve sanat kurallarına aykırı yapılması durumunda fesih gündeme gelir. Statik projenin dışına çıkılması veya eksik malzeme kullanımı, sözleşmenin temelinden sarsılmasına neden olur. Mühendis gözüyle; "bug"lı inşaat kabul edilemez.
Müteahhit, işi kendi kusuruyla geciktirirse ve işin geri kalanının zamanında bitmeyeceği objektif olarak belliyse, arsa sahibi sözleşmeyi feshedebilir. Bu noktada teknik bilirkişi raporu hayati önem taşır.
İşte burası zurnanın zırt dediği yer. Eğer inşaatın tamamlanma oranı %90'ın altındaysa, sözleşmenin feshi "geriye etkili" (dönme) olur. Bu ne demek? Sanki o sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönülür. Müteahhit, tapuları iade etmek zorundadır. Ancak... Eğer inşaat %90 ve üzerine çıkmışsa, Yargıtay der ki: "Burada hakkaniyet gereği ileriye etkili fesih yapmalısın."
Yani müteahhit o ana kadar yaptığı işin karşılığını (arsa payını) alır, geri kalan kısmını arsa sahibi tamamlar. Bu ayrımı bilmeyen avukat bile davasını kaybeder. Uzman Notu: %90 eşiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihadıdır ve değişmez kuraldır.
Bir yazılım projesinde try-catch blokları nasıl hata ayıklıyorsa, inşaat sözleşmesinde de cezai şartlar ve fesih maddeleri aynı görevi görür. Kodun içinde sonsuz döngüye giren bir fonksiyon (geciken inşaat), sistem kaynaklarını (sizin arsanızı) tüketir. Bu durumda sistem yöneticisi (hakim veya arsa sahibi) süreci sonlandırmak (terminate) zorundadır.
Fesih sürecinde atılacak adımlar algoritma mantığıyla ilerlemelidir:
Müteahhit işi teslim etmediği her ay için rayiç kira bedelini ödemekle yükümlüdür. Bu, sözleşmede açıkça belirtilmese dahi TBK gereği talep edilebilir bir haktır. Gizli Bilgi: Rayiç bedel tespiti davanın açıldığı tarihe göre değil, her ayın piyasa koşuluna göre yapılır.
Sözleşmeden dönüldüğünde "menfi zarar" (sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak zararlar), sözleşme feshedildiğinde ise "müsbet zarar" (sözleşme tamamlansaydı elde edilecek kâr) talep edilebilir. Bu ayrım, davanın mali boyutunu belirler.
Dostlar, bu makaleyi buraya kadar okuduysanız işin ciddiyetini kavramışsınız demektir. Unutmayın, en kötü sözleşme bile sözleşmesizlikten iyidir ama en iyi sözleşme sizi mahkemeye düşürmeyendir. Müteahhidinizle aranız bozulduğunda duygularınızla değil, verilerle hareket edin. Bir mühendis gibi analiz yapın, bir hukukçu gibi korunun. Gayrimenkul dünyası fırsatlarla dolu olduğu kadar tuzaklarla da doludur. Paranızı ve hayallerinizi profesyonel destek almadan kimseye teslim etmeyin.
Saygılarımla,
Selman Güneş
Yazılım Mühendisi & Gayrimenkul Stratejisti