Gayrimenkul piyasasında 20 yılı devirmiş, binlerce dosya incelemiş bir analiz uzmanı olarak şunu söyleyebilirim ki; aşkla alınan o evlerin, ayrılık çanları çaldığında nasıl birer finansal prangaya dönüştüğünü defalarca gördük. Biz bu sektörde sadece tuğla ve çimento ile uğraşmıyoruz, aslında insanların hayallerini ve bazen de o hayallerin enkazını yönetiyoruz. Bir yazılım mühendisi titizliğiyle söylemeliyim ki, ortak çekilen konut kredilerinde sistem "veya" değil "ve" mantığıyla çalışır. Yani banka için siz iki ayrı birey değil, borcun tamamından sorumlu tek bir ödeme makinesisiniz. Lafın kısası, ayrılık kararı alındığında o borcun bir kişiden alınıp diğerine devredilmesi, sanıldığı kadar "hadi gel imza atalım" kolaylığında bir mevzu değil. Aslında durum şu ki, banka sizin duygusal bağınızın kopmasıyla ilgilenmez, o sadece teminatın ve ödeme gücünün sürekliliğine bakar. Bu makalede, o karmaşık prosüdür labirentinde kaybolmamanız için teknik ve hukuki bir navigasyon sunacağız.
Banka borcunun devri, hukuk terminolojisinde "Borcun Nakli" olarak adlandırılır. Ancak konut kredilerinde bu durum, sadece bir ismin silinip diğerinin kalması değildir. Bizim sektörde en çok yapılan hata, tapu devri yapıldığında banka borcunun da otomatik olarak geçtiğinin sanılmasıdır. Oysa ki tapu dairesi ile banka şubesi arasında doğrudan bir veri senkronizasyonu bulunmaz. Bir yazılım mimarisindeki "dependency" (bağımlılık) gibi, borcun devri bankanın onayına sıkı sıkıya bağlıdır. Borcu devralacak olan kişinin kredi skoru, gelir dökümü ve mevcut borç yükü yeniden analiz edilir. Eğer borcu üstlenecek kişinin maaşı, mevcut taksit tutarını karşılamaya yetmiyorsa, banka bu talebi "sistem hatası" gibi reddeder. Bazı cümleleri devrik kurmak gerekirse; bankanın tek derdi parayı sağ salim geri almaktır, sizin kiminle nerede yaşadığınız değil.
Borcu devralacak kişinin Findeks notu en az 1500 ve üzeri olmalıdır.
Kritik EşikAylık taksit tutarı, belgelenebilir gelirin %50'sini geçmemelidir.
Finansal LimitGayrimenkulün güncel ekspertiz değeri, kalan borcun en az 1.3 katı olmalıdır.
Güvence OranıSüreç genellikle taraflardan birinin "ben bu evden ve borçtan çıkmak istiyorum" demesiyle başlar. Bu noktada biz uzmanlar olarak devreye giriyoruz. İlk aşamada, bankaya yazılı bir başvuru yapılarak "Borçlu Değişikliği Talebi" iletilir. Banka, sanki yeni bir kredi kullandırıyormuş gibi tüm süreci baştan başlatır. Ekspertiz raporu yenilenir, borçlu adayın SGK dökümleri incelenir. Eğer banka ikna olursa, "Borcun Nakli Sözleşmesi" imzalanır. Ancak dikkat! Bu aşamada tapu dairesinde de eş zamanlı işlem yapılması şarttır. Tapudaki hisse devri yapılmadan bankanın borç transferini tamamlaması mümkün değildir. Yazım hatası yapmamaya çalışsak da bazen bu karmaşık süreçi yönetmek gerçekten zordur.
Bankalar muhafazakar kurumlardır. İki kişinin ortak sorumluluğunda olan bir borcun tek bir kişiye düşürülmesi, banka için riskin iki katına çıkması demektir. "Biz" diliyle konuşmak gerekirse, biz banka tarafında olsak biz de teminatımızı korumak isterdik. Eğer borcu devralacak kişinin mali portfösü zayıfsa, banka ek teminat veya kefil isteyebilir. Hatta çoğu zaman, mevcut krediyi kapatıp, güncel faiz oranlarıyla yeni bir kredi kullandırılması yoluna gidilir. Bu da aslında tüketici için ciddi bir maliyet artışı demektir. Çünkü eski kredi faizi %1 iken, güncel faiz %3 ise, borcu devralan kişi sadece borcu değil, aynı zamanda yüksek faiz yükünü de sırtlanmış olur.
Erken Kapama Komisyonu: Kalan anaparanın %2'si kadar maliyet çıkabilir.
%2 CezaTapu Harcı: Devredilen hisse değeri üzerinden %4 oranında harç ödenir.
%4 HarçDosya Masrafı: Bankanın yeni tahsis edeceği kredi için %0.5 masraf.
Tahsis ÜcretiGayrimenkul analizlerinde gördüğümüz bir diğer önemli detay ise, ayrılan çiftlerin arasındaki protokolün bankayı bağlamamasıdır. Mahkemede "krediyi Ahmet ödeyecek" diye bir karar çıksa bile, banka o karara bakmaz. Banka için kredi sözleşmesi her şeyin üzerindedir. Eğer Ahmet ödemezse, banka gider Ayşe'nin kapısına dayanır. İşte bu yüzden, sadece mahkeme kararı yetmez; banka nezdinde de o borcun resmen "release" edilmesi, yani bir tarafın ibra edilmesi gerekir. Bu noktada emlak hukuku ve bankacılık kanunları arasında ince bir çizgi vardır. Bizim tavsiyemiz, mutlaka bir borç üstlenme protokolü imzalanması ve bu protokolün banka şubesine noter onaylı olarak sunulmasıdır.
Önümüzdeki 5 yıl içinde gayrimenkul piyasasında "ortak mülkiyet çözülmeleri" oranının %20 artacağını öngörüyoruz. Bu, daha fazla borç devri işlemi demek. Eğer böyle bir durumla karşı karşıyaysanız, ilk yapmanız gereken şey piyasa analizi yapmaktır. Evin şu anki değeri, kalan borçtan fazlaysa şanslısınız. Ancak "negative equity" dediğimiz, borcun evin değerini aştığı durumlarda banka asla devir işlemine onay vermez. Bu durumda tarafların dışarıdan nakit enjekte ederek borcu makul bir seviyeye indirmesi gerekir. Yatırım psikolojisi açısından bakıldığında, ayrılık anında verilen fevri kararlar büyük zarar getirebilir. Evi hemen satıp borcu kapatmak mı mantıklı, yoksa bir tarafın borcu üstlenip evi elde tutması mı? Bu tamamen mevcut faiz oranları ve bölgedeki değer artış potansiyeline bağlıdır.
Konut fiyatları yıllık bazda enflasyonun altında kalırsa devir zorlaşır.
Borç devri sırasında oluşacak nakit ihtiyacı önceden planlanmalıdır.
Aile konutu şerhi varsa, bu şerhin kaldırılması devir için ön şarttır.
Sonuç olarak, ortak krediden ayrılmak teknik bir operasyondur. Bir kod bloğundaki hatayı ayıklamak gibi, her adımın doğru kurgulanması gerekir. Yanlış bir adım, hem kredi notunuzun yerle bir olmasına hem de mülkiyet haklarınızın gasp edilmesine yol açabilir. Bizim 20 yıllık tecrübemiz gösteriyor ki; bankayla pazarlık masasına otururken elinizde güçlü bir ödeme planı ve sağlam bir mali geçmiş olmalı. Aksi takdirde banka sizi kapıdan çevirecektir. Şunu da unutmayın, emlak dünyasında her kriz aslında doğru yönetilirse bir fırsata dönüşebilir. Borcu devralan taraf, aslında uzun vadeli bir yatırımın tek sahibi olma yolunda önemli bir adım atmaktadır.
Evet, bankanın böyle bir hakkı mevcuttur. Eğer borcu üstlenecek kişinin gelir düzeyi yetersiz görülürse veya kredi notu düşükse banka riski artırmak istemez ve talebi reddeder.
Hayır, mahkeme kararı tarafları bağlar ancak bankayı bağlamaz. Banka borçlusunu kendi rızasıyla değiştirmediği sürece her iki taraf da borçtan sorumlu kalmaya devam eder.
Evet, bir taraftan diğerine hisse devri yapıldığı için, devredilen payın rayiç bedeli üzerinden binde 20 oranında (toplamda %4) tapu harcı ödenmesi zorunludur.
Genellikle hayır. Bankalar borç devrini yeni bir kredi kullandırımı olarak gördüğü için güncel piyasa faiz oranlarını uygularlar. Bu da maliyeti artırabilir.
Eğer borç başarılı bir şekilde devredilirse, çıkan tarafın üzerindeki borç yükü kalkar ve kredi limitleri açılır. Bu durum kredi notunu uzun vadede olumlu etkiler.
Büyük olasılıkla evet. Banka, teminatın güncel değerini görerek risk rasyolarını (LTV) yeniden hesaplamak isteyecektir.
Hayat sigortası ve DASK poliçelerinin yeni duruma göre revize edilmesi gerekir. Borçtan çıkan kişinin hayat sigortası iptal edilerek prim iadesi alınabilir.
Zorunlu değildir ancak banka kişinin gelirini yetersiz bulursa ek teminat olarak kefil veya başka bir gayrimenkul ipoteği talep edebilir.
Protokolde "borcun tüm ferileriyle birlikte X kişisi tarafından üstlenileceği ve Y kişisinin ibra edileceği" açıkça belirtilmelidir. Ancak bu sadece iç ilişkide geçerlidir.
Bankanın onay süreci, ekspertiz ve tapu randevusu dahil olmak üzere ortalama 10 ile 20 iş günü arasında tamamlanır.
Taraflar ayrılsa bile banka nezdinde "müteselsil kefil" sıfatıyla sorumlu kalırlar. Bir taraf ödemezse diğerinin maaşına haciz gelebilir.
Eğer borcu devralacak kişinin mali gücü yetersizse veya faiz oranları çok yükselmişse, evi satıp borcu kapatmak ve kalan parayı paylaşmak en temiz yoldur.
Evet, "kredi tahsis ücreti" veya "yapılandırma komisyonu" adı altında genellikle kalan borcun %0.5'i civarında bir ücret talep edilir.
Emekli maaşının tutarı taksitleri karşılamaya yetiyorsa ve yaş sınırı (genellikle 75 yaş) kredi vadesiyle uyumluysa yapılabilir.
Süreç benzerdir ancak ek olarak Göç İdaresi'nden güncel ikamet belgeleri ve gelir beyanlarının tercümeleri istenir. Vergilendirme süreçleri farklılık gösterebilir.
Detaylı analizler ve soru-cevaplar için bilgi merkezimizi ziyaret edin.