Bakın dostlar, 20 yılımı bu gayrimenkul ve finans piyasasına gömdüm. Şunu en baştan söyleyeyim; "peşinatsız ev almak imkansız" diyen o takım elbiseli beylerin çoğu aslında işin mutfağını tam bilmiyor. Lafın kısası, cebinizde beş kuruş olmadan ev sahibi olmak evet zor ama imkansız değil. Bugün burada size bankaların reklam afişlerinde yazmayan, ekspertiz raporlarının arasındaki o ince boşluklardan nasıl sızacağınızı anlatacağım. Piyasa şu an yangın yeri, faizler uçmuş durumda ama doğru manevrayı yapan, o tapuyu eline alır. Aslında durum şu ki, BDDK kuralları katı olsa da finansal mühendislik diye bir gerçek var. Biz bu yolları aşındırırken ne krizler gördük, bu da aşılır elbet.
Normal şartlarda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), konutun değerinin %90'ına kadar kredi verilmesine izin veriyor. Yani "ben %100 kredi istiyorum" diye bankaya daldığınızda kapıdan çevrilmeniz normal. Ama durun bir dakika! Burada devreye ekspertiz şişirme değil (ki bu yasal değil ve risklidir), doğru teminatlandırma giriyor. Eğer üzerinize kayıtlı başka bir taşınmaz varsa veya ailenizden birinin evi teminat olarak gösterilebiliyorsa, banka o evin değerini de işin içine katarak size peşinatsız, hatta masrafları da kapsayacak şekilde kredi açabilir. Bu gayrimenukul dünyasında "çapraz teminat" olarak bilinir ve hayat kurtarır.
Konut değerinin maksimum %90'ı kadar kullandırılır. Kalan %10 nakit istenilir.
İkinci bir tapu gösterilerek toplam değerin %100'üne finansmn imkanı sağlanır.
Büyük projelerde firma bünyesinde %0 peşinat kampanyaları dönemsel sunulur.
Bir de şu meşhur "ekspertiz değeri yüksek çıkarsa ne olur?" meselesi var. Bazı mülkler piyasa değerinin çok altında satılır. Eğer aldığınız evin gerçek değeri 2 milyon TL ise ama siz pazarlıkla 1.6 milyona anlaştıysanız, banka 2 milyonun %90'ı olan 1.8 milyona kadar kredi verebilir. İşte size peşinatsız alım fırsatı! Tabii burada bankanın atadığı eksperin raporu her şeydir. Eksper düşük verirse hayaller suya düşer, yüksek verirse bayram edersiniz. Bazı bankalar bu konuda daha "esnek" davranabiliyor ama isim vermeyelim, sistemin çarkları böyle döner.
Son yıllarda bankalara en büyük alternatif bu tasarruf finansman modelleri oldu. Hani şu "evim, arabam" diye biten sistemler var ya... Onlar aslında bildiğimiz "altın günü" mantığının kurumsallaşmış hali. Faiz yok, peşinat zorunluluğu yok ama ciddi bir organizasyon ücreti var. Eğer aceleniz yoksa, "ben 1-2 sene beklerim" derseniz bu sistemler peşinatsız ev sahibi olmanın en mantıklı yollarından biridir. Ancak burada dikkat etmeniz gereken en kritik nokta, şirketin Lisanslı olup olmadığıdır. BDDK denetimine girmeyen hiçbir yapıya kuruşunuzu koklatmayın.
Sıranızın ne zaman geleceği tamamen şans, ama maliyet en düşüğüdür.
Ödemelerinizin yarısına geldiğinizde evinizi kesin alırsınız.
Yazılım mühendisi gözüyle bakarsak, bu sistemlerin algoritması aslında havuzda toplanan paranın zaman maliyetiyle optimize edilmesidir. Faiz ödemezsiniz ama paranın değer kaybı (enflasyon) sizin en büyük düşmanınızdır. Bu yüzden teslimat süresini ne kadar öne çekebilirseniz o kadar kardasınız demektir. Bizim insanımız biraz tez canlıdır, hemen eve girmek ister. Ama peşinatınız yoksa sabır en büyük sermayeniz olacak. Lafın kısası, bu yolda ya para konuşur ya da zaman.
Tapu dairesine gitmeden önce bilmeniz gereken hukuki labirentler var. Peşinatsız alımlarda genelde satıcıyla aranızda "harici sözleşme" yaparsınız. Ama dikkat! Bu sözleşmelerin hiçbir bağlayıcılığı yoktur eğer noterde onaylanmazsa. Ayrıca kredi işlemlerinde bankanın koyacağı ipotek derecesi de önemlidir. Eğer başka bir borcunuz varsa veya evin üzerinde daha önceden kalma bir haciz şerhi varsa, kredi onaylansa bile para serbest kalmaz. Bu süreçte bir avukattan destek almak, o vermediğiniz peşinattan çok daha ucuza gelir size.
Bir de yatırım psikolojisi var ki, asıl mesele o. İnsanlar ev sahibi olma arzusuyla mantıklarını devre dışı bırakıyorlar. "Aman peşinat yok, hemen alayım" diyerek şehrin çok dışındaki, değerlenmesi imkansız projelere imza atıyorlar. Gayrimenkul her zaman kazandırır cümlesi koca bir yalandır. Doğru konumdaki gayrimenkul kazandırır. Peşinatsız alırken bile sanki nakit paranız varmış gibi titizlikle lokasyon analizi yapmalısınız. Gelecek projeksiyonlarına baktığımızda, 2025 sonrası raylı sistemlerin geçtiği bölgeler prim yapacak. Borçlanırken bu detayı atlamayın.
Yazılım dünyasındaki blokzincir teknolojisi yakında tapu sistemlerini de kökten değiştirecek. "Tokenize edilmiş gayrimenkul" kavramı kapımızda. Belki 5 yıl sonra evin tamamını değil, peşinatınız kadar olan %10'luk kısmını dijital olarak satın alıp kalanını kira öder gibi ödeyerek mülkiyeti tamamlayacaksınız. Şu anki bankacılık sistemi hantal kalıyor. Ama biz bugünün gerçeğiyle hareket edelim; bankalar şu an risk iştahı düşük bir dönemde. Bu yüzden kredi notunuzun (Findeks) 1500 ve üzeri olması, peşinatsız kredi alma ihtimalinizi %50 artırır. Eğer puanınız düşükse, önce o puanı düzeltin sonra bankanın kapısını çalın.
1500+ puanlı müşteriler için bankalar daha esnek yapılandırma sunar.
Gelişmekte olan bölgelerde ekspertiz değerleri daha değişken olabilir.
Sabit taksitli krediler yüksek enflasyonda 2 yıl sonra "çerez parası" kalır.
Detaylı analizler ve soru-cevaplar için bilgi merkezimizi ziyaret edin.