20 Yıllık Gayrimenkul Analiz Uzmanı Selman Güneş'ten Algoritmik Fırsat Yakalama Rehberi
Bakın dostlar, 20 yılımı bu sektöre verdim. Hem bir yazılım mühendisi gözüyle veriyi okudum hem de sokaktaki emlakçının tozunu yuttum. "Acil satılık" ibaresi her zaman bir fırsat mıdır? Kesinlikle hayır. Ama doğru algoritmayı kurarsanız, piyasanın %30 altında mülk kapatmak işten bile değil. Bu makalede size standart emlakçı ağzıyla değil, verinin ve tecrübenin diliyle konuşacağım.
Bir yazılım mühendisi olarak size ilk tavsiyem; ilan sitelerindeki filtreleri değil, kelimeleri taramanızdır. "Acil" kelimesi artık suistimal ediliyor. Gerçekten sıkışmış bir satıcıyı bulmak için bot gibi düşünmelisiniz. Genellikle "sağlık nedeniyle", "yurt dışına taşınma", "borçtan dolayı" gibi ibareler içeren ilanlar, fiyatın esnemeye en müsait olduğu noktalardır.
Satıcılar genellikle fiyatı 4.000.000 TL yerine 3.950.000 TL gibi rakamlara çekerler. Bu, pazarlık payının sonuna geldiklerini gösteren bir işarettir ama aslında hala %5 ile %8 arası ek indirim marjı barındırır.
Gelişmekte olan bölgelerde "acil" satılıklar genelde müteahhit ödemesi yaklaşan kişilerden gelir. Bu kişilerin nakit akışı sıkışıklığını kullanarak nakit alım avantajınızı masaya öldürücü darbe olarak koymalısınız.
Kötü çekilmiş fotoğraflar bir fırsat habercisidir. İlanın fotoğrafları kötüyse, talep az olur. Talep azlığı satıcıyı strese sokar. Stresli satıcı, profesyonel yatırımcının en sevdiği karşılama alanıdır.
Piyasada herkesin uyuduğu zamanlar vardır. Bayram tatilleri, okulların açıldığı ilk hafta veya yılın son 15 günü. Bu dönemlerde ilan sitelerinde trafik düşer, telefonlar az çalır. İşte o an, satıcının "evim satılmıyor mu?" korkusuna kapıldığı andır. 20 yıllık tecrübemle söylüyorum; en iyi pazarlıkları hep Pazar gecesi saat 22:00'den sonra gelen telefonlarla başlattım.
Kritik bir bilgi vereyim: Emlak endeksleri yukarıyı gösterirken acil ilanlara odaklanmak zordur. Endeks durağanlaştığında "sahibinden" ilanları tek tek avlamaya başlayın.
Sadece ilan sitelerine bakmak, bir yazılımcı için "Hello World" yazmaktan farksızdır. Sosyal medya grupları, yerel Facebook toplulukları ve hatta icra takip siteleri sizin veri kaynağınız olmalı. Buralarda paylaşılan "arkadaşımın acil satılık evi" ilanları, emlakçı komisyonu olmadığı gibi doğrudan ilk elden pazarlık şansı sunar.
Unutmayın, bir mülkün gerçek değerini belediyedeki rayiç bedel değil, bölgedeki son 3 aydaki nakit satışlar belirler. Tapu harcı oyunlarına gelmeyin, gerçek rakamı öğrenmek için bölgedeki tesisatçıya, bakkala sorun.
Pazarlık masasına oturduğunuzda elinizde bir "Checklist" olsun. Teknik eksiklikleri (rutubet, statik şüpheler, iskan durumu) birer maliyet kalemi olarak önlerine koyun. Satıcıya "evini beğenmedim" demeyin, "evini çok beğendim ama şu teknik sorunların maliyeti beni zorluyor" deyin. Bu, satıcının savunma mekanizmasını yıkar.
Kredi bekletmeyen, tapu dairesine yarın sabah gidebilecek bir alıcı, satıcı için her zaman 50-100 bin TL daha değerlidir. Nakit paranız varsa bunu bir balyoz gibi kullanın.
Çok hisseli tapularda "acil" satışlar genelde kriz yaratır. Hissedarlar arasındaki anlaşmazlığı fırsata çevirmek için tüm imzaları toplama garantisi veren bir çözüm ortağı gibi yaklaşın.
Her "acil" ilan altın yumurtlayan tavuk değildir. Bazen "acil" olmasının sebebi binanın kentsel dönüşümde çıkacak ağır maliyetleri veya bitmek bilmeyen komşu davalarıdır. Bir mühendis olarak veriyi teyit etmeden adım atmam. Tapu kaydındaki şerhleri, belediyedeki imar durumunu ve en önemlisi binanın deprem risk raporunu kontrol etmeden verdiğiniz her kuruş risk altındadır.
Gerçek bir acil satışta fiyatın piyasa değerinin %20 altına inmesi normaldir. Bunun üzerindeki indirimlerde mutlaka bir "bit yeniği" arayın.