Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın en büyük hayallerinden biri, yıllarca verilen emeğin karşılığında ana vatanlarında birer mülk sahibi olabilmektir. Ancak, işin içine 3201 sayılı kanun kapsamında yapılan yurt dışı borçlanması ve bu borçlanma üzerinden bağlanan emekli aylıkları girdiğinde, bankaların kredi musluklarını açma hızı bazen yavaşlayabiliyor. Aslında durum şu ki, bankalar için en önemli kriter "süreklilik arz eden gelir"dir. Bizim buralarda, gurbetçilerimizin emekli maaşı her ne kadar garanti bir gelir gibi görünse de, bankaların fînansal risk departmanları bu durumu farklı gözlüklerle inceleyebilir. Lafın kısası, yurt dışı borçlanması olan birinin kredi çekmesi imkansız değil, ancak doğru stratejiyle ilerlemek şarttır. Bu makalede, 20 yıllık gayrimenkul analiz tecrübemizle, bankaların kapalı kapılar ardında ne konuştuğunu ve sizin bu süreci nasıl yönetmeniz gerektiğini en ince ayrıntısına kadar anlatacağız.
Yurt dışı borçlanması yaparak Türkiye'den emekli olan vatandaşlarımızın en çok takıldığı nokta, kredi skorunun Türkiye'de oluşmamış olmasıdır. Eğer yıllardır yurt dışında yaşıyorsanız ve Türkiye'deki bankalarla aktif bir çalışmanız yoksa, KKB (Kredi Kayıt Bürosu) puanınız "0" veya "yetersiz veri" olarak görünecektir. Bu durum, banka nezdinde sizin güvenilirliğinizin sorgulanmasına değil, tanınmamanıza yol açar. Bizim tecrübelerimize göre, bu engeli aşmanın yolu, yurt dışındaki gelir belgelerinizi ve oradaki kredi geçmişinizi (örneğin Almanya'daki SCHUFA raporu) yeminli tercüman aracılığıyla bankaya sunmaktır. Bazı bankalar bu verileri ikincil veri seti olarak kabul ederek limit tanımlaması yapabiliyor. Ayrıca, borçlanma taksitlerinizin devam edip etmediği de kritiktir. Eğer borcunuzu tamamen ödeyip emekli olduysanız, bu sizin için tertemiz bir sayfa demektir.
Düzenli Gelir: %85
Ek Teminat: %95
Minimum: 1350
İdeal: 1500+
Maksimum: 120 Ay
Önerilen: 60-84 Ay
Bankaların fînansal analizlerinde, yurt dışı borçlanmasıyla bağlanan maaşın TL cinsinden olması ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar, kredi taksitlerinin maaşa oranını (DSR - Debt Service Ratio) doğrudan etkiler. Eğer maaşınızın %50'sinden fazlasını kredi taksitine ayırıyorsanız, banka bu dosyayı "riskli" kategorisine alabilir. Bu noktada, gayrimenkulun ekspertiz değerinin ne kadarının kredilendirileceği de önem kazanıyor. Genellikle konut bedelinin %75'i ile %80'i arasında kredi kullandırılsa da, yurt dışı yerleşiklerde bu oran bazen %50 bandına çekilebilir. Ancak telaşlanmayın, doğru bir gayrimenkul portföyü ve ek teminatlarla bu oranları yukarı çekmek mümkündür.
Bankalar için yurt dışı borçlanması olan bir müşteri, aslında potansiyel bir döviz girdisi kaynağıdır. Özellikle son dönemde artan konut fiyatları karşısında, bankalar daha seçici davranmaya başladı. Eskiden sadece maaş bordrosu yeterliyken, şimdi "yaşam maliyeti analizi" yapıyorlar. Yani sizin yurt dışındaki kiranız, çocuklarınızın okul masrafları ve diğer borçlarınız, Türkiye'den çekeceğiniz krediyi etkiliyor. Bazı özel bankalar, gurbetçilere özel "Yurt Dışı Yerleşik Konut Kredisi" paketleri sunuyor. Bu paketlerde faiz oranları standart kredilere göre biraz daha yüksek olsa da, onay süreçleri çok daha hızlı ilerliyor. Bizim önerimiz, her zaman emekli maaşınızı aldığınız banka ile ilk görüşmeyi yapmanızdır; çünkü onlar sizin para trafiğinizi en iyi bilen kurumlardır.
Lafın kısası, banka sizin sadece bugünkü gelirinize değil, gelecekteki ödeme kapasitenize de bakar. Yurt dışı borçlanması süreci devam edenler için durum biraz daha karmaşık. Eğer borçlanma taksitlerini hala ödüyorsanız, banka bunu mevcut bir kredi borcu gibi görür. Bu da borçlanma kapasitenizi düşürür. Ancak borç bitmiş ve emeklilik hak edilmişse, önünüzdeki engellerin çoğu kalkmış demektir. Gayrimenkulun yatırım değeri de kredinin onaylanmasında büyük rol oynar. Banka, krediye konu olan evi bir teminat olarak gördüğü için, likiditesi yüksek (kolay satılabilir) bölgelerden ev almanız, kredi onay şansınızı %30 oranında artıracaktır.
Gayrimenkul hukuku açısından, yurt dışı borçlanması olanların mülk edinme hakları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyla tamamen aynıdır. Ancak yabancı ülke vatandaşlığına geçmiş (Mavi Kart sahipleri dahil) kişiler için bazı ufak prosedür farkları bulunur. Yatırım psikolojisi açısından baktığımızda ise, gurbetçilerimiz genellikle "duygusal yatırım" yapma eğilimindedir. Memleketinden bir ev olsun, başını sokacak bir damı olsun isterler. Ama fînansal açıdan bakıldığında, konutun sadece bir barınma alanı değil, aynı zamanda enflasyona karşı koruyan bir enstrüman olduğu unutulmamalıdır. Türkiye'deki emlak piyasası, döviz bazlı bakıldığında zaman zaman fırsatlar sunsa da, doğru lokasyon seçilmediğinde atıl bir yatırıma dönüşebilir.
İstanbul: %12 Getiri
Ege Kıyıları: %15 Getiri
İpotek Durumu: Kritik
İskan Kontrolü: Zorunlu
Nominal: %60+
Reel (Döviz): %8-10
Gelecek projeksiyonlarına baktığımızda, Türkiye'nin demografik yapısı ve göç dalgaları, konut talebinin her zaman canlı kalacağını gösteriyor. Yurt dışı borçlanmasıyla emekli olan bir birey için, kira geliri elde edebileceği bir mülk almak, ikinci bir emekli maaşı demektir. Bizim yaptığımız analizlere göre, üniversite bölgeleri veya yeni gelişen metro hatları üzerindeki projeler, amortisman süresini 15 yıla kadar düşürebiliyor. Kredi çekerek ev almanın bir diğer avantajı da, bankanın evi denetliyor olmasıdır. Banka, riskli gördüğü, iskanı olmayan veya hukuki sorunu olan eve kredi vermez. Bu da aslında sizin için bir çeşit "ücretsiz danışmanlık" hizmetidir.
Önümüzdeki on yıl içinde gayrimenkul piyasasında dijitalleşme ve yeşil binalar ön plana çıkacak. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız, Avrupa'daki standartları Türkiye'de de aramaya başladı. Bu durum, nitelikli konut projelerine olan talebi artırıyor. Yurt dışı borçlanmasıyla elde edilen birikimlerin, fînansal piyasalarda eritilmesi yerine gayrimenkule yönlendirilmesi, tarihsel olarak her zaman daha kazançlı olmuştur. Özellikle akıllı şehir projeleri ve sürdürülebilir enerji altyapısına sahip binalar, gelecekte çok daha yüksek prim yapacaktır. Bizim öngörümüz, dövizle kazanan ve TL ile borçlanan kesimin (kredi çekenlerin), enflasyonist ortamda borçlarının reel olarak küçüleceği yönündedir.
Arz Sıkıntısı: Devam Edecek
Fiyat Artışı: Enflasyon Üstü
Lojistik Merkezler: %20
Konut: %70
Faiz Oranları: Değişken
Kredi Erişimi: Orta Zorluk
Aslında durum şu ki, yurt dışı borçlanması bir engel değil, bir fînansal kaldıraçtır. Emekli maaşınızın banka tarafından bir teminat olarak kabul edilmesi, sizin Türkiye'deki fînansal sistemle entegre olmanızı sağlar. Biligiler ve belgeler eksiksiz olduğunda, bankaların size "hayır" demesi için çok az sebep kalır. Unutmayın ki emlak, sabırlı yatırımcının en sadık dostudur. Gayrimenkulun değeri artarken, sizin kredi borcunuzun sabit kalması, uzun vadede servet biriktirmenin en temel kuralıdır.
Detaylı analizler ve soru-cevaplar için bilgi merkezimizi ziyaret edin.